Her aile başarılı çocuklar yetiştirmek ister. Bunu gerçekleştirmek için çocuğuna her türlü imkânı hazırlar. Ailenin çocuğa verdiği eğitimle çocuğun kişilik yapısı şekillenecekse aile çocuğa nasıl bir eğitim vermelidir?
Öncelikle her aile, çocuklarını ayrı bir birey olarak görüp kişiliklerine, bağımsızlıklarına saygı duymalıdır. Bunu yapmak için iletişim çok önemlidir. Aile içerisinde çatışmaların başlıca nedeni anne-baba ve çocuklar arasındaki iletişimin kopmasıdır. İletişim kopukluğunun temel göstergesi, her iki tarafın da birbirini anlamadığını söylemesidir.
Çoğu zaman insanlar arası ilişkilerin ne kadar zor ve içinden çıkılmaz olduğundan yakınırız. Özellikle çocuklarla etkili bir iletişim kurarak onların gelişimine katkıda bulunmakta zaman zaman zorlanırız. Onları doğru şekilde dinleyip anlamak ya da kızgınlığımızı doğru şekilde ifade edebilmek konularında özen ve çaba göstermemiz gerekebilir.
“Etkin iletişimde bulunabilmek için hepimiz, dünyayı farklı bir şekilde algıladığımızın ve bu algılamalarımızı diğerleriyle iletişimimizde rehber olarak kullandığımızın farkına varmalıyız.”
— Anthony Robbins
Anne, baba ve çocuk olarak oluşturduğunuz üçgende sağlıklı bir iletişim ancak tarafların duygu ve düşüncelerini birbirlerine aktarmaları, başarılı bir iletişim kurabilmeleri ve sorunlarına çözüm bulmalarıyla mümkündür.
Anne-baba çocuğu etkin dinleyerek çocuğun duygularını dile getirmesine, kendini ifade etmesine destek olursa çocuk da onu dinleyen kişinin kendi duygularını kabul ettiğini hisseder.
Etkin dinleme, anlatılanların basit bir tekrarı, anlatılanların duyulduğuna ilişkin bir mesaj, anlatılanları özetleme ve duyguları dile getirme şeklinde gerçekleşir. Etkin dinleme, çocuğunuzu kendi kendine düşünmeye, sorununu kendi tanımlamaya ve bu soruna ait çözümlerini bulmaya yönlendirir. Dinlemenin ilk adımı “kabul”dür. Konuşma sırasında ebeveynler, çocuklarının ne hissettiğini öğrenmek için onlarla göz teması kurarak dinlemelidir.
Çocuğun olumsuz davranışları ya da sözleri anne-babada hoşnutsuzluk, kızgınlık gibi duygular yaratabilir. Bu duygular karşısında genellikle aniden ve sözel olarak şu ifadeler dile getirilir:
“Ne laf anlamaz çocuksun!”
“Sana bin kere söyledim!”
“Neden dikkat etmiyorsun?”
Burada kullanılan ifadeler, çocuğa yönelik **“Sen Mesajı – Sen Dili”**dir. Bu iletişimi engeller ve genellikle kızgınlık ifadesi için kullanılır. Sen dili mesajlarının odak noktası karşı taraftaki kişidir.
“Ben Dili – Ben Mesajı” ise anne-babanın, çocuğun olumsuz davranışı sırasında yaşamakta olduğu etki ve duyguları açıklayan bir ifadedir.
Örneğin;
“Neden böyle yaptın?” yerine “Bu davranışına çok üzüldüm.” denebilir.
“Ben” mesajı, karşımızdakinin savunmaya geçmesini, öfkeyle karşılık vermesini, konuşmaktan kaçınmasını engeller. Onun suçlanmadan kendini gözden geçirmesine olanak tanır. Çocukla ve ergenle sözel iletişimde “sen dili” yerine “ben dili”ni kullanmak, etkili iletişim açısından önemli bir yer tutar.
Eleştiri veya olumsuz davranışlarla ilgili fikrimizi söylerken;
Önce çocuğun olumlu bir özelliği,
Sonra durumla ilgili yaşadığımız olumsuz duygu,
En sonunda ise yine olumlu özellikler ifade edilmelidir.
Örneğin:
“Çoğu zaman davranışlarını kontrol edebiliyorsun (olumlu). Şu an sesini yükselterek konuşman beni rahatsız etti (olumsuz). Bir dahaki sefere buna dikkat edeceğini ve bu konuda anlaşabileceğimizi düşünüyorum (olumlu).”
Çocuğunuzu eleştirirken kişiliği değil, davranışı dikkate alınmalıdır.
“Ne kadar geçimsizsin, uyumsuzsun.” gibi genelleme ve kişiliğe yönelik yargılayıcı ifadeler karşı tarafta suçluluk ve savunma yaratabilir.
Bunun yerine “Kavga etmenden hoşlanmıyorum.” gibi ifadeler davranışa yönelik olacaktır.
Kurallar, çocuğun sorumluluklarını hatırlamasını sağlar. Bu nedenle abartılı olmadan belirli kurallar konusunda anlaşmak gerekir. Kuralların mümkün olduğunca az olması, tüm aile üyeleri için geçerli olması ve uygulanmadığında ne gibi sonuçların olacağının açıkça belirtilmesi önemlidir.
Özellikle çocukla anlaşma yaparak kural konması, çatışma riskini azaltır. Ayrıca, kendisi de bu anlaşmanın bir tarafı olduğu için uyma eğilimi daha yüksek olur.
Ortak ilgi alanları bulun, birlikte yapın. Çocuğunuzun ilgisini çekebilecek aktiviteleri keşfedin ve ona bunları birlikte yapmayı teklif edin.
Kayseri’nin en güvenilir ve sevgi dolu kreşlerinden biri olarak, çocuklarınızın güvenli, eğlenceli ve öğretici bir ortamda büyümelerini sağlamak için buradayız. Eğitimde yenilikçi yaklaşımlarla her çocuğun bireysel yeteneklerini keşfetmesine ve geliştirmesine yardımcı oluyoruz.
© 2024 Bu Sitenin Tüm Hakları Saklıdır Geliştirici: Prolifesoft E-Ticaret Web Tasarım Hizmetleri